Su Sporları Nelerdir?
Hem eğlenceli, hem serinletici hem de dinlendirici bir spor; Yüzme. Zihinsel ve fiziksel faydalarının yanında diğer bazı kara sporlarını yapmayı kısıtlayıcı fiziksel sınırlamaları olan kişilerinde kolayca yapabileceği, vücudun hemen hemen her yerini çalıştırdığı için en çok kas yaptıran spor dalıdır. Yüzme büyük küçük herkesin yapabileceği eşi bulunmaz bir egzersizdir.

Neden Yüzme?
» Vücudun tamamını çalıştırıp şekle sokan bir spor,
» Her açıdan mükemmel bir kardiyovasküler egzersiz,
» Kalbinizi güçlendirip oksijenin kaslarınıza ulaşımını geliştiren bir aktivite,
» Birçok yönüyle rahatlatıcı etkiye sahip bir eğlence...

4 Yüzme Stili Vardır; Serbest Yüzme, Sırtüstü Yüzme, Kurbağalama Yüzme, Kelebek Yüzme
Kurbağalama Yüzme: Yüzücüler sadece starttan ve her dönüş sonrasında bir çekiş ve bir ayak vuruşu dönemince suyun altında kalabilirler. Bu dönem sonrasında vücutlarının bir kısmı özellikle başları her vuruş döneminde suyun normal düzeyinin üzerinde görünmelidir. Kurbağalama stilinde yüzücüler yan-dairesel kol çekişleri ve birçok adı olmasına rağmen çoğunlukla "kamçı" olarak adlandırılan ayak hareketlerini kullanırlar. Kurbağalama, yüzme stillerinin en yavaş olanıdır.
Kelebek Yüzme: 1930'lu yılların başından itibaren kelebek stil yüzmede çeşitli gelişmeler oluşmaya başladı. Yalnızca kulaç atmaya dayalı yüzmeden nefes kontrollü kulaç atma stiline yavaş yavaş geçildiği görüldü. Bazıları bunu suyun yüzeyinde yaparken bazıları da suya dalma aşamasında yapmayı tercih ediyordu. Kelebek - serbest yüzen yüzücüler yunus vuruşunu yaptıklarında daha da hızlandıklarını anladılar. Yunus vuruşu o tarihlerde serbest yüzme kurallarına da uygundu. Çünkü her iki ayak aynı anda aynı düzlemde hareket ediyordu. Yunus vuruşu (Dolfin) ile kelebek yüzme o kadar hızlandı ki yeni bir kategori oluştu. Kelebeğin mucidi olarak yüzücü Jack Sieg ve antrenör David Armbruster olarak bilinir.
Sırt Üstü Yüzme: Arka kol yüzme tarzı (sırtüstü yüzme), serbest yüzüş tarzının tam tersi bir yüzüşle elde edilir.
Serbest Yüzme: Dört yüzme stilindeki en hızlı olanıdır. Çekiş tekniği bir sağ kol bir sol kol şeklinde kabaca bir pervane gibi diyebiliriz. Kolların çekiş ile ayak vuruşu ve nefes senkronu iyi ayarlanmalıdır. Serbest yüzmede dikkat edilecek hususlar; kol çekişi, ayak vuruşu, nefes koordinasyonu ve vücudun suda duruşudur.
Avantajları:
»
Dayanıklılık ve esnekliği geliştirir.
» Adaleleri geliştirir ve denge sağlar.
» Kalbi güçlendirir.
» Fiziksel görünümü değiştirir.
» Dolaşımı düzenler. Varis gibi hastalıklarda faydalıdır.
» Kilo kontrolü sağlar.
» Stres ve gerilimi azaltır.
» Eklem iltihabı gibi hastalıklarda eklemleri ve bağları daha az zorladığından önerilen egzersiz tipidir.
» Enerji verir.
» Kas güçsüzlüklerini tedavi eder.

 » Paletli Yüzme

Dünya spor tarihinde paletli yüzme spor olarak 60’ lı yıllarda çift palet ile normal yüzme tekniği olarak ortaya çıkmış, daha sonra mono palet ( tek palet) icat edilmiş ve yunus balığın hareketine (deflin) benzer bir stil kullanılmaya başlanmıştır.

Mono palet bir yüzme aletidir, spor veya yüzme branşı değildir. Günümüzde ise hem mono palet, hem de çift palet müsabakalarda farklı stiller olarak kullanılmaktadır. Bu stiller mono palette, su üstü, dip ve tüplü olarak 3 kategoriye ayrılırken; çift palette serbest yüzme şeklindedir.

Su üstü kategorisinde, başın ön kısmından su üzerine uzanan şnorkel kullanılarak yüzülmektedir. Tüple yüzmede, yüzülen mesafelere göre farklı ölçü ve
boyutlardaki(1, 4 ve 7 litrelik) tüpler kullanılır ve tüp önde tutularak yüzülür. Dip yarışında, şnorkel veya tüp kullanılmadan nefessiz şekilde yüzülür. Paletli yüzme sporunda hız, güç ve dayanıklılık en önemli unsurlardır. Bu unsurlar yüzme sporu ile arasındaki farkı oluşturur çünkü paletli yüzme, yüzmeye oranla çok daha hızlı bir spordur. Paletli yüzmede,  bu üstün hızından dolayı, denizlerin en hızlı yüzücüsü olan yunuslara benzetilmektedir.

Ülkemizde paletli yüzme sporu seksenli yıllarda ortaya çıkmış, zayıf olmasına rağmen ilk ulusal müsabakalar yapılmıştır. Bu dönemlerde aralıklı olarak birkaç tane uluslar arası yarışa iştirak edilmiştir. 1995 – 2000 yılları arasında Paletli Yüzme sporu ivme kazanmaya başlamış, tanıtılmaya ve popülarite kazanmaya başlanmış, müsabakalara katılan takımlar çoğalmış. 1995 yılında müsabakalara  4–5 takım katılmaktayken, 2000 yılında bu sayı 20’ leri aşmıştır. 1998 yılından bu yana ulusal takımımız her yıl yapılan uluslar arası yarışların (4 müsabaka hariç) hepsine katılmıştır. temsil etmiştir.
 » Monopaletli Yüzme
Tam Türkçe karşılığı ile ’tekpalet’ sporu, malzeme açısından ayrıntılı fakat bir o kadar eğlenceli bir spor dalıdır. Spor, özel olarak fiberglastan imal edilmiş, geniş yüzeyli, tek parça bir palet ile yapılmaktadır. Sporcunun ayakları sabit kalır, yani birbirinden ayrılmaz. Diğer yüzme stillerinden çok farklı olan bu sporun teknik hareketi, bir yunusun suda süzülüşünü andırmaktadır.

Bu süzülüş hareketi, sporun hiç de kolay olmadığını hemen anlatmaktadır. Monopalet için gerekli olan bir diğer ilginç malzeme ise, bu spora özgü şnorkeldir. Plastikten yapılan bu malzeme, üzerinde bulunan yay biçimindeki metale bağlı bir lastik ile sporcunun alnına takılmaktadır. Böylelikle, normal bir şnorkele göre hem önden suyun yaptığı basınç azaltılmış olur, hem de sporcunun istediği gözlüğü takabilmesine olanak sağlanır. Resmi yarışmalarda, şnorkelin ölçülerine aşırı itina gösterilmektedir. Buna göre şnorkelin kalınlığı 19–23 mm arası, yüksekliği ise maksimum 48 cm olmalıdır. Sporcu ve antrenörlerin malzemeler konusundaki şikâyetleri malzemelerin ülkemizde üretilmesi yönünde yoğunlaşmaktadır. İthal malzeme edinmek zorunda kalan kulüp yöneticileri, ’’Bir an önce Türk yatırımcıların bu işe el atması ve mono sporcularına ucuz ve yerli malzeme sağlamalarını bekliyoruz’’ demektedirler.

Monopalet  sporu, hem sık hem de düzenli antrenman gerektirmektedir. Antrenmanlarda, antrenörün uyguladığı dril ve setlere özen göstermek gerekir. Paletli yüzme, ilerleme kaydedildiği takdirde gayet kolay ve etkili bir spor dalıdır. Ülkemizde halen yeterli ilgiyi göremeyen bu spor, yabancı ülkelerde iki tür olarak yapılmaktadır. Havuz ve açık deniz müsabakaları olarak yapılan monopalette; Havuz müsabakaları, su üstü ve su altı olmak üzere iki türde gerçekleştirilmektedir. Su üstü yarışlar 50–100–200–400–800–1500 4x100-4x200m olmak üzere sekiz dalda yapılırken, su altı müsabakaları, 50m nefessiz, 100–400-800m tüplü olmak üzere dört dalda yapılmaktadır. Açık deniz müsabakalarında ise mesafeler daha fazladır. Erkekler için 3-8km, bayanlar için 2-5km şeklindedir. Mesafenin gerektirdiği üzere bu müsabakalar, nehir ve göllerde yapılmaktadır ve suyun soğuk olması, sporcuları dalgıç kıyafeti giymeye zorlamaktadır.

Monopalet ile yüzme tekniği basit olduğu kadar akıcı bir şekilde uygulanmalıdır. Yüzücünün iki ayağı bir büyük paletin içindedir ve iki ayak aynı anda vuruş hareketi yapar. Kollar ise harekete aktif olarak katılmadan başın üzerinden öne doğru uzatılır ve burada sabit tutulur. Eller üst üste konarak su ile sürtünme minimuma indirilir. Nefes, başın ön tarafında bulunan bir şnorkel yardımıyla alınır.
 » Sualtı Hokeyi

Sualtı hokeyi, Southsea Sub-Agua isimli kulübe üye olan Alan Blake adlı İngiliz dalgıç tarafından 1954 yılında keşfedilmiş. Blake, kış aylarında dalış gerçekleştiremedikleri için bu oyunu geliştirmiş. Sonra uluslararası bir oyun olarak ilk defa Kanada, Güney Afrika, Avustralya, Hollanda ve Yeni Zelanda’da oynanmaya başlanmış.

Zaman içerisinde gelişmiş ve bugün dünya ve Avrupa Şampiyonası yapılmaya başlanmıştır. Zamanla bu sporu yapan ülkeler arasına Fransa, Slovenya , İngiltere, İtalya, Amerika ve Türkiye gibi ülkeler katılmıştır. Ülkemiz 2000 yılında yapılan Türkiye Şampiyonasında seçilen Milli Takımla ilk yurtdışı müsabakasına Avusturalya ’da katılmış ve her geçen sene daha iyiye giderek 2007 yılında İtalya’nın Bari kentinde düzenlenen Underwater Games World Championship’e (Dünya Sualtı Oyunları) katılan milli takımlarımız önlenemeyen yükselişini sürdürerek bayan ve baylarda dünya ikincisi olmuştur. Aynı Şampiyonada, Sualtı Sporlarında ilk kez bir Türk hakem de görev yapmıştır. TSSF Genel Sekreteri ve Merkez Hakem Kurulu Başkanı Oğuz Aydın, Dünya Şampiyonasında görev alarak Uluslararası ilk Türk Hakemimiz olmuştur.

Sualtı Hokeyi Nasıl Oynanır ?
Sualtı hokeyi palet, maske, şnorkel, eldiven gibi temel ekipmanı giymiş 6’şar kişiden oluşan iki takım oyuncuları arasında ve yüzme havuzu dibinde oynanan bir spordur. Oyunun amacı havuz dibinde bir sualtı hokey sopası yardımıyla kurşun üzerine kauçuk kaplamadan üretilen pak dediğimiz topun sürülerek ve paslaşarak karşı takımın kalesine gol atmaktır. Dört oyuncu her an oyuna girecek şekilde yedekte bekler. Oyuncu değişimi sınırsız ve serbesttir. Çok yorucu ve oldukça efor harcanması gereken bir spor olduğu için sürekli oyuncu değişikliği yapılır. Hokey sopasını tutmayan serbest elin, kural dışı kullanılması, pak’ı elle veya sopayı yanlış bir şekilde kullanarak ilerletme, rakip oyuncuya kasıtlı yapılan engelleme, çarpma ve önünü kesme, yedek veya cezalı oyuncunun kural dışı havuza girmesi (rakibin üzerine doğru atlama, balıklama atlama) gibi durumlar ise faul sayılır. Bunlar kasıtlı ve çok şiddetli olursa 2 veya 5 dakika oyundan uzaklaştırma cezası verilir.

 
 
Pro WEB